Küresel piyasalarda gözler faiz beklentilerine çevrildi

Küresel piyasalarda gözler faiz beklentilerine çevrildi

Vakıf Katılım

İkon Menkul tarafından yayımlanan analizde, küresel piyasalarda faiz beklentilerinin yeniden şekillendiği ve yatırımcıların yeni denge arayışına girdiği ifade edildi. Raporda, geçen haftanın en önemli gelişmesinin ABD'de açıklanan haziran ayı tarım dışı istihdam verisi olduğu belirtilirken, verinin beklentilerin belirgin altında kalmasının ve önceki aylara ilişkin rakamların aşağı yönlü revize edilmesinin, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz patikasına yönelik beklentileri yeniden şekillendirdiği aktarıldı.

Raporda, zayıf istihdam verilerinin ardından dolar endeksi ile ABD tahvil faizlerinde gerileme yaşandığı, buna karşılık Euro/Dolar paritesi ile değerli metallerde yükseliş görüldüğü kaydedildi. İstihdam piyasasındaki zayıflamanın, yılın ikinci yarısında Fed'in faiz indirimlerine başlayabileceği yönündeki beklentileri yeniden güçlendirdiği değerlendirildi.

Goldman Sachs'ın Japon yeniyle ilgili beklentilerini de raporda ele alındı. Buna göre yatırım bankasının, USD/JPY paritesi için bir yıllık tahminini 155 seviyesinden 165'e yükselttiği belirtilirken, ABD ile Japonya arasındaki faiz farkı, yüksek ABD tahvil getirileri ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) para politikasını kademeli şekilde sıkılaştırmasının yen üzerindeki değer kaybı baskısını artırmaya devam edebileceği ifade edildi. Söz konusu gelişmelerin dolar/yen paritesinde yukarı yönlü riskleri canlı tuttuğu aktarıldı.

Avrupa Merkez Bankası (AMB) cephesinde ise Yönetim Konseyi Üyesi François Villeroy de Galhau'nun açıklamalarına yer verildi. Raporda, Euro Bölgesi'nde enflasyonun kontrol altına alınmasıyla birlikte AMB'nin para politikası açısından uygun bir konumda bulunduğunu belirten Villeroy'un, mevcut politika duruşunun yeterli olduğunu ifade ettiği aktarıldı. Bundan sonraki süreçte faiz kararlarının ekonomik verilerin seyrine bağlı olarak şekilleneceğini vurgulayan Villeroy'un açıklamalarının, AMB'nin kısa vadede aceleci bir politika değişikliğine gitmeyeceği ve veri odaklı yaklaşımını sürdüreceği yönündeki beklentileri desteklediği kaydedildi.

Raporda, küresel emtia piyasalarına ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. South32'nin alüminyum varlıklarını Alcoa'ya devrederek faaliyetlerini bakır ve diğer baz metallere yönlendirme kararı aldığı belirtilirken, küresel madencilik şirketlerinin enerji dönüşümü ile yapay zekâ kaynaklı talep nedeniyle bakırı stratejik bir emtia olarak görmeye devam ettiği ifade edildi. Bu dönüşümün orta ve uzun vadede bakır piyasasına yönelik olumlu beklentileri desteklediği, arz tarafındaki sıkılığın ise korunabileceğine işaret ettiği aktarıldı.

Değerlendirmede yapay zeka yatırımlarına da dikkat çekildi. Yapay zeka şirketi Anthropic'in Avustralya'da yaklaşık 1,4 gigavat veri merkezi kapasitesi için 15 milyar dolara ulaşabilecek uzun vadeli bir anlaşma üzerinde çalıştığı belirtilirken, bu gelişmenin yapay zeka altyapısına yönelik küresel yatırım iştahının güçlü seyrini koruduğunu gösterdiği ifade edildi. Söz konusu yatırımın veri merkezlerine yönelik elektrik talebini artırmasının yanı sıra bakır ve enerji emtiaları başta olmak üzere altyapı yatırımlarına yönelik uzun vadeli beklentileri de desteklediği değerlendirilirken, yapay zeka temasının teknoloji ve emtia piyasaları üzerindeki etkisini sürdürdüğü kaydedildi.

Petrol piyasasına ilişkin değerlendirmelerde ise OPEC+'ın ağustos ayı için günlük 188 bin varillik yeni üretim artışını onaylayarak arz kısıntılarını kademeli olarak geri çekme sürecini sürdürdüğü aktarıldı. Raporda, Hürmüz Boğazı'ndan petrol ihracatının yeniden toparlanması ve jeopolitik risk priminin azalmasıyla birlikte küresel arzın artacağı beklentisinin güçlendiği belirtilirken, bunun petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskıyı destekleyen önemli gelişmelerden biri olduğu ifade edildi.

Yeni Zelanda Merkez Bankası'na (RBNZ) ilişkin beklentilere de yer verilen raporda, piyasalarda kalıcı enflasyon baskıları nedeniyle bankanın 8 Temmuz'daki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 2,50 seviyesine yükselteceği yönündeki beklentilerin ağırlık kazandığı aktarıldı. Beklentilerin gerçekleşmesi halinde RBNZ'nin enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikasını sürdürmüş olacağı belirtilirken, bu görünümün kısa vadede Yeni Zelanda dolarını destekleyebilecek önemli unsurlar arasında değerlendirildiği ifade edildi.

  Hibya Haber Ajansı